<img src="http://oyunnetwork.trtc.biz/forum/images/orange/headers/logo.jpg" border="0" alt="" />
<font face="Times New Roman"><font color="#FF0000"><strong>Foruma Giriş İçin <a href="http://www.sagopakajmer.forumi.biz" class="postlink" target="_blank">Tıklayınız!</a></strong></font></font>




 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Hiphop Life Son Konular
Konu Yazan GöndermeTarihi
Ptsi Kas. 15, 2010 1:44 pm
C.tesi Ağus. 21, 2010 9:37 am
C.tesi Ağus. 21, 2010 9:33 am
Cuma Mayıs 22, 2009 11:10 pm
Cuma Mayıs 22, 2009 11:05 pm
Cuma Mayıs 22, 2009 11:04 pm
Cuma Mayıs 22, 2009 11:03 pm
Cuma Mayıs 22, 2009 11:01 pm
Çarş. Nis. 08, 2009 8:02 pm
Çarş. Nis. 08, 2009 7:55 pm

SPORUN ZARARLARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
Yazar Mesaj
LiBeRtY
Administrator
Administrator
avatar

Erkek
Yaş : 25 Kayıt tarihi : 29/07/08 Mesaj Sayısı : 1533 Rapcisi : Sagopa Kajmer İş/Hobiler : Msn Lakap : LiBeRtY
Karizma
Rep:
9999999/9999999  (9999999/9999999)

MesajKonu: SPORUN ZARARLARI Ptsi Ekim 13, 2008 9:30 pm

SPORUN ZARARLARI Sıklıkla, sporun sağlığı bozan bir çok faktörün
kaynağı olduğu unutulur. Sporun yararlarını bir tarafa koyarak, “hasta
olmak istiyorsanız spor yapın” da diyebiliriz. Yılda milyona yakın
ölümün spordan kaynaklandığı tahmin edilir. Ölümler yalnızca, otomobil
yarışçıları ya da alpinistler gibi üst düzey sporcuların şaşırtıcı
kazalarından kaynaklanmaz. Ölümlerin çoğu yetersiz hazırlanma
yanlışlıklarından da kaynaklanır; güneş altında tenis oynamak, çok
yoğun bir koşu sonrası ya da yüzerek gereğinden fazla kuvvetine
güvenerek plajdan çok uzaklara açılma sonrası kramp girmesi nedeniyle
boğulmaların görülmesi Spora başlarken mutlaka çok dikkatli olunmalı ve
hekimin öğütleri göz önüne alınmalıdır. Kırk yaşından sonra, sağlıklı
olsanız bile, özellikle kardiyak yıkımlardan sakınmak için düzenli
olarak hekim kontrolünden geçmek gerekir. Spora bağlı kazalar ve
sonuçlarını 4 guruba ayırabiliriz; kalp-damar bozuklukları, travmatik
sorunlar, hareket sisteminde aşırı işlevsel sorunlar ve dopinge bağlı
sorunlar. 1. Hareket sistemi üzerine: Hareket sisteminde görülen
rahatsızlıklar çok fazladır fakat ağır bir sorun değildirler. Önem
derecesine göre sıralayacak olursak; Kas tutuklukları; bu sonunlar,
aşırı bir çalışma sonrası kaslarda biriken aşırı toksinlerin, özellikle
laktik asitin birikmesinden kaynaklanır. Bu olay çalışmadan 24 saat
sonra başlar ve 2-3 gün kadar sürebilir. Bu durum da çok su içmeli ve
kaslara yumuşatıcı pomadlar sürülmelidir. Sauna ya da sıcak bir banyo
iyi bir etki sağlayabilir. Kasılma; istemsiz kas kasılmalarıdır,
refleks bir reaksiyondan, aşırı uzamadan ya da eklem travmasından
kaynaklanırlar. Olayın durumuna göre kas üzerine buz ya da tersine,
sıcak banyo ve masaj uygulanır. Uzama; kas liflerinin gerilmesine neden
olan, kasın elastikiyet sınırının aşılmasıdır. Bu durumda zorunlu
olarak tüm masajlardan kaçınmak ve liflerin toparlanması için 10 gün
beklemek gerekir. Lif kopması; belirli sayıda kas liflerinin
yırtılmasından kaynaklanır ve beraberinde kas düzeyinde bir iç kanama
görülür. Masaj sakıncalıdır, iyileşme en az bir ay sürer. Kas
Yırtılması; kasın yırtılması çok ağır bir tablo oluşturur. Cerrahi bir
girişim gerektirir. Tendinit; sporcularda sıklıkla görülür. Genellikle
aşil tendonunda, pubisde, diz kapağında, uyluk addüktörlerinde ve
dirsekte odaklanırlar (tenisçi dirseği). Tendinitler bazen tüm sportif
aktivitelerin bir süre kesilmesini zorunlu kılar. 2. Kalp-damar sistemi
üzerine; kalbin, saygı gösterilmesi gereken sınırlarının bilinmesi
gerekir. Bu tür riskler özellikle; uzun süreden beri spor yapmayan,
hiçbir ön hazırlığı olmayan, akşam karar verip sabah başlayan, kırk yaş
üzeri yetişkinlerde ortaya çıkmaktadır. Çok anlamlı bir örnek squaç tır
ve görünmediği kadar çok şiddetli bir spordur. Tenis ve koşu da,
özellikle güneş altında uygulandıkları zaman, bazen tehlikeli sporlar
olarak ortaya çıkarlar. Sigara içmek ya da önemli bir fizik aktiviteden
sonra saunaya girmek gibi yanlışlardan da kaçınmak gerekir. 3.Doping;
Yıllardan beri doping sorunu kaygı verici boyutlara ulaşmıştır, 1988 de
Seul Olimpiyatlarında Ben Johnson un altın madalyasının geri aalındığı
hatıralardadır. Doping olarak kullanılan ürünlerin listesi hayli
kabarıktır, özellikle yapay olarak performansta iyileşme sağlayan
anabolizanlar ön sırayı almaktadır. Bunlar çoğunlukla vitaminler gibi
psikolojik etkiye sahiptirler. Üstelik, düşüncesizce bu riski göze alan
sporcuların yaşam ve sağlıkları için gerçek bir tehlike oluştururlar.
Anabolizanlar; bunlar hormonlardır, erkek testosteronu olarak takdim
edilirler. Yoğun bir antrenmanı uygulamak koşuluyla önemli ölçüde kas
kitlesini artırırlar. Kaslarda kitle artışı görülse bile tendonların
üzerine hiçbir etkileri yoktur, kasın kasılma kuvveti tarafından
kopmalar olabilir. Anabolizanlar bazen tehlikeli tendon kopuklarına yol
açmaktadırlar. Bunun yanında, kadınlarda geri dönüşümü olmayan
erkekleşme, seksüel yaşam bozuklukları, bazen kanser (özellikle prostat
kanseri) gibi çok ağır tabloların kökenini oluştururlar. Amfetaminler;
en çok bilinen ürünlerdir, uyarıcı ilaçlardır. Açlık duygusunu,
özellikle yorgunluk hissini yatıştırırlar. Yarışma esnasında öfori
sağlarlar ve sporcu kendisini yenilmez hisseder. Fakat, uzun sürede
önemli psikolojik bozukluklara yol açarlar, özellikle kişi sürekli
olarak hallisünasyonlar ile karşı karşıya kalır. Kortikoidler; strese
karşı mücadeleye ve çabuk toparlanmaya olanak sağlarlar. Fakat,
hormonal sistemi tamamen bozarlar, kas ve tendon düzeyinde ağır
yaralanmalara yol açarlar, bazen diyabete neden olurlar ya da
kullanımlarından uzun yılar sonra osteoporoza yol açarlar. Kardiyak
uyarıcılar; uzun zamandır, yarışma öncesi eritrosit enjeksiyonu,
özellikle dayanıklılık sporlarında destekleyici rol oynadığı sanıldı.
Oysa, bu doping tamamen etkisizdir ve günümüzde terk edilmiştir.
Kardiyak tonik olarak bilinen ünlü efedrin bir çok öksürük şurubu ve
burun damlası gibi ilaçlarda bulunur. Kafeinin aşırı tüketimi yasaktır,
fakat yinede kontrole yakalanmamak için 6-8 fincan içilebilir. Medikal
kontrol; sportif bir aktiviteye başlamadan önce medikal bir kontrolün
yapılması kaçınılmazdır. Bu kontrol özel bir merkezde yapılmalıdır. Bu
kontrolün amacı, genel olarak bir sporu yapmaya ya da belli bir spor
için olası yasaklı durumların varlığını saptamayı amaçlar. Bu durum
EKG, kardiyak enzimler, röntgen ve hastanın muayenesi ile araştırılır.
Kesin yasaklı durumlar; -yeni geçirilmiş miyokard infarktüsü -tipik
göğüs ağrısı -konjenital kardiyopati (doğuştan kalp hastalığı)
-kardiyomiyopati (kalp kasının kasılma özelliğinin azalması) -akut
perikardit (kalp zarının iltihabi hastalığı), miyokardit (kalp kasının
iltihabi hastalığı), -kalp ritim ve iletim bozuklukları Göreceli
yasaklı durumlar; -miyokard infarktüsü; yeterli bir aradan sonra (en az
6 ay) ılımlı egzersizi engellemez, fakat yarışma yasaktır, -kalp ritim
bozuklukları (hastanın takibi gerekir), -göğüs ağrısı (EKG ve kardiyak
enzimler normal, atipik göğüs ağrısı olursa spor yapılabilir), -orta
derece arteriyel hipertansiyon (yüksek hipertansiyon yasak) ,
-tansiyonu düşük olanlar ya da efor testinde tansiyonu yükselmeyenler
Bu incelemelerden sonra, hekim size yapabileceğiniz sporu önerecektir.
Mesela, kulak ağrınız var ise suya dalmanız yasaklayacaktır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hiphoplife.my-rpg.com

SPORUN ZARARLARI

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: DERS BÖLÜMÜ :: Biyoloji,Sağlık dersleri -
Powered by phpBB © phpBB Group
Copyright © 2008 By LiBeRtY
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Ücretsiz blog